Yeni Websitemiz / Our New Website

08/10/2013 Yorumlar kapalı

Yeni sitemiz kullanıma açılmıştır. Lütfen http://www.inancozgurlugugirisimi.org adresinde bizi ziyaret ederek Türkiye’de inanç özgürlüğüne ilişkin gelişmeleri takip edebilirsiniz.

Our new Turkish website has been launched. You can visit us at http://www.inancozgurlugugirisimi.org to follow freedom of religion or belief issues in Turkey. Our English website will be launched soon.

________________________________________________________________________________________________________________________________

NHC:İÖG Ocak-Haziran 2013 İnanç Özgürlüğü Hakkını İzleme Raporu Yayınlandı

26/09/2013 Yorumlar kapalı

26.09.2013

NHC:Freedom of Belief Initiative has published its Monitoring Report on the Right to Freedom of Religion or Belief in Turkey (January-June 2013). The Report will be available in English in October.

Norveç Helsinki Komitesi: İnanç Özgürlüğü Girişimi (NHC:İÖG) olarak Türkiye’de Ocak-Haziran 2013 tarihleri arasında düşünce, din veya inanç özgürlüğü hakkı ile ilgili olarak yaşanan gelişmeleri uluslararası insan hakları hukukunu temel alarak değerlendirdiğimiz raporumuzu kamuoyunun ilgisine sunuyoruz.  İzleme raporunun amacı inanç özgürlüğü hakkına ilişkin sistematik bir değerlendirme yaparak kalıpları ortaya çıkarmak ve inanç özgürlüğü hakkının etkin bir şekilde korunması için atılması gereken adımlar konusunda öneriler sunmaktır.

Raporda, inanç özgürlüğü hakkı, bu hakkın temel bileşenlerini oluşturan, inanma, inancını değiştirme, inancını ibadet, öğretim, uygulama ve törenlerle açıklama hakları başlıkları altında inceleniyor. Çocuğun inanç özgürlüğü ve özgürlüğü kısıtlanmış bireylerin inanç özgürlüğü savunmasız bireyler özelinde ele alınıyor. Raporumuzda inanç özgürlüğünün mülkiyet hakkı ve ifade özgürlüğü ile kesişim noktalarına da yer verdik. Dilek Kurban tarafından kaleme alınan önsöz, rapora ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra din veya inanç temelli ayrımcılık konusuna ışık tutuyor.


Ocak-Haziran 2013 Türkiye’de İnanç Özgürlüğü Hakkını İzleme Raporu’na ulaşmak için tıklayınız.
________________________________________________________________________________________________________________________________

İÖG Taslak Rapor Danışma Toplantısı Gerçekleştirildi / Roundtable on the Draft Monitoring Report

09/09/2013 Yorumlar kapalı

09.09.2013, NHK:İÖG / In English below.

IMG_0285

Norveç Helsinki Komitesi: İnanç Özgürlüğü Girişimi projesinin ilk taslak rapor danışma toplantısı 4 Eylül Çarşamba günü çeşitli inanç grubu temsilcileri ve insan hakları savunucuları ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşti. Uluslararası Af Örgütü’nün İstanbul ofisinde yapılan toplantıda Ocak-Haziran 2013 tarihleri arasında Türkiye’de inanç özgürlüğü hakkına dair gelişmeler değerlendirildi ve çözüm önerileri tartışıldı. Ocak-Haziran 2013 İnanç Özgürülüğü İzleme Raporu Eylül ayı içerisinde yayınlanacak.

 

The first Roundtable meeting on the NHC: Freedom of Belief Initiative took place on September 4, with the participation of representatives of various belief communities in Turkey, human rights defenders as well as experts. The Roundtable event  took place in the Istanbul Office of Amnesty International. Developments affecting religious freedom in Turkey from January to June 2013 as well as recommendations for solutions were discussed. The January-June 2013 Freedom of Religion or Belief Monitoring Report is planned to be published in September 2013.

_______________________________________________________________________________________________________________________________

______________________________________________________________________________________________________________________________

Müslümanlara mescit, Süryanilere ayin çadırı kuruldu / Mesjid Tents for Muslims, Mass Tents for Syriacs

05/09/2013 Yorumlar kapalı

28.08.2013, Haber 3

Summary in English below.

Suriye’de devam eden iç savaştan kaçanlar için Mardin’in Midyat ilçesinde kurulan 10 bin kişilik kampta yaşayan Süryani ve Müslüman Suriyeli vatandaşların ibadetlerini rahatça yapabilmeleri için her mahalleye kadın-erkek mescit ve ayin çadırı kuruldu. İlçe Müftülüğünce bay-bayan Kur’an okuma kurslarında ise kursa katılanlara Kur’an-ı Kerim öğretiliyor. Müslüman mahalleleri için de merkezi ezan sistemi kuruldu.

Habere ulaşmak için tıklayınız.

Summary

In a refugee camp in South-Easters Turkey ( Mardin-Midyat), in order to facilitate the worship of Muslims and Syriacs who have escaped the civil war in Syria, the Turkish authorities have built mesjid tents and chapel tents. The camp is housing 10,000 individuals who have escaped from Syria. The city Mufti’s office is providing Qur’an lessons and a system for centralized call to prayer has been established in the camp.

_______________________________________________________________________________________________________________________________

 

Nusaybin Manastırına Kavuştu / Monastery Opens in Nusaybin

27/08/2013 Yorumlar kapalı

27.08.2013, Süryaniler

Summary in English below.

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Badibe köyünde ‘Deyr Ghazelke’ diye bilinen Öğretmen Mor Yakup Manastırı, restorasyon çalışmaları tamamlanmasının ardından ibadete açıldı.

Nusaybin’in kuzeyinde Bagok Dağı olarak bilinen Tur İzlo Dağı’nda 1172 yılında inşa edilen manastır, Turabdin bölgesinde yaşanan göçlerden sonra terk edildi. 2006 yılında Süryani cemaati öncülüğünde restorasyonuna başlanan manastır, 2013 yılında bitirilerek, tekrar ibadete açıldı.

Haberin tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Summary

Syriac monastery known as “Deyr Ghazelke” in the village Badibe of Mardin is opened for worship following the completion of the restoration. The monastery was first built in 1172 and was deserted after the migration from Turabdin region. In 2006 the restoration began with the initiative of the Syriac community and it was finished in 2013 and opened for worship.

______________________________________________________________________________________________________________________________

 

 

Açılış Formülü:’1971′ / Opening Formula for Halki -pre 1971 status

26/08/2013 Yorumlar kapalı

26.08.2013, Radikal /

Summary in English below

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın bu hafta kurmaylarıyla oturup son şeklini vereceğini duyurduğu demokratikleşme paketinin en önemli unsurlarından biri, Heybeliada (Halki) Ruhban Okulu’nun (HRO) açılması olacak. ‘Yüksek okul’ olarak kabul edilen ve Özel Öğretim Kurumları Kanunu’ndaki “özel üniversite açılamaz” hükmü nedeniyle 12 Ocak 1971 günü verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılan okul, söz konusu kararın öncesindeki statüsü ile eğitim öğretime davet edecek.

AK Parti ’nin 27 Eylül 2012 günü kamuoyuna deklare ettiği 62 maddelik ‘demokratikleşme manifestosu’ kapsamında üzerinde çalışmalar yapılan paket, bu hafta Başbakan Erdoğan’ın da katılacağı toplantıların ardından son şeklini alacak.
“İnanç özgürlüğü” başlığı altında Türkiye ’nin en önemli insan hakları sorunları arasında yer alan HRO sorunu da yeni paketle tarihe karışacak. Fener Rum Patrikhanesi’nin 1844 yılında açtığı HRO Teoloji Okulu, Anayasa Mahkemesi’nin 12 Ocak 1971 tarihli kararına istinaden İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 12 Haziran 1971 tarihli yazısı ile 9 Temmuz 1971 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kapanmıştı. Açık kaldığı sürede toplam 930 mezun veren HRO’nun 12 mezunu İstanbul Rum Patrikliği yapmıştı. Kapanma gerekçesi HRO’nun “özel yüksekokul” statüsünde olması ve Türkiye mevzuatında özel üniversite açılamamasıydı. Patrikhanenin “Okul lise statüsündedir, mezunlar rahip olacak, herhangi bir üniversiteye devam etmeyecekler” itirazlarına rağmen, diplomatik nedenlerle HRO bugüne dek açılmamıştı. Okulun açılmasının önündeki en büyük engellerden biri Batı Trakya Türklerine müftü seçme hakkı bile vermeyen Yunanistan’la “Karşılıklılık ilkesi”ydi. ABD’nin ve Avrupa Birliği’nin bütün raporlarında dikkat çekilen sorun, Türkiye’nin yöneticilerinin ABD ve AB yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde de dosyanın ilk sırasında oluyordu. Patrikhane dünya genelinde ‘evrensel’ kabul edildiğinden, sorun da ‘küresel’ bir sorun olarak görülüyordu. Son olarak Başbakan Erdoğan’ın 16 Mayıs’ta Washington’a yaptığı ziyarette Obama konuyu güçlü bir şekilde gündeme getirmişti.
Okulun, Anayasa Mahkemesi kararı öncesindeki statüsüyle açılabileceği konusunda genel bir görüş birliği vardı. Ancak, bu çözümün hayata geçirilebilmesi için siyasi iradenin “evet” demesi gerekiyordu. Yeni demokratikleşme paketi kapsamında konu ele alındı, hükümet HRO’nun açılması yönünde siyasi iradesini ortaya koyma kararı aldı. Son dakikada bir değişiklik olmazsa, Özel Öğretim Kurumları Yasası’nda değişiklik yapılacak.

TMK kalkarsa mahkemeleri de kapanır

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, önceki gün Hatay’da bir soru üzerine çözüm sürecinin başarıya ulaşması, ülkenin normalleşmesi halinde Terörle Mücadele Kanunu’na (TMK) ihtiyaç kalmayacağını söylemişti. Ergin’e dün yeni demokratikleşme paketini ve TMK ile ilgili açıklamalarını sordum. “Henüz son şekli verilmedi” gerekçesiyle paketin içeriğine girmedi ancak TMK ile ilgili sözlerini biraz detaylandırdı. Terörün baskısı kırıldığı takdirde, çözüm süreci başarılı olduğu takdirde TMK’ya gerek de kalmayacağını vurgulayan Ergin, “Zaten 2005’te TCK’yı hazırlarken TMK’nın kaldırılması öngörülecek şekilde düzenlemeler yapılmıştı. Ancak terör riskinin, kayıpların, zaiyatın, olması bunu mümkün kılmadı. Şimdi arzuladığımız iklim oluşursa ve çözüm süreci başarılı olursa TMK’ya da TMK 10. maddeye göre düzenlenen mahkemelere de ihtiyaç kalmaz” dedi. Demokratikleşme paketi ile ilgili dün başka yetkililerle de görüştüm. Yaklaşık 30 maddelik bir paket. Sadece yasa değişiklikleri yok. Bazı konular yönetmelik değişiklikleriyle halledilecek.

Yeni pakette olması kesinleşen bir konu da kamuda başörtüsü. Kılık Kıyafet Yönetmeliği değiştirilerek kamudaki başörtüsü sorunu aşılacak. Başörtülü milletvekili için herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadı.

Habere ulaşmak için tıklayınız.

Summary

Prime Minister Erdoğan is to finalise the new Democratization Package this week. The Package includes a possible legislative change for the opening of the Halki Theological School. After much discussion on how it can be re-opened it appears like it will be allowed to operated with its status pre-1971. It was closed in 1971 based on a Constitutional Court decision which held that private religious education was not constitutional. It is expected that the Law on Private Education which stipulates that private religious education institutions cannot be opened will be amended.

_______________________________________________________________________________________________________________________________

 

Is it possible to manifest religion or belief in teaching and education?

22/08/2013 Yorumlar kapalı

20.08.2013, Forum 18 Mine Yıldırım

Recent developments in Turkey raise questions around how far the right to manifest freedom of religion or belief in education and teaching can be exercised in Turkey, Forum 18 News Service notes. The first Turkish school year with optional religion lessons came to an end in June, and the government is once-again apparently considering allowing the re-opening of the long-closed Greek Orthodox theological seminary on the island of Heybeliada (Halki).

Turkey has undertaken solemn obligations under the International Covenant on Civil and Political Rights (ICCPR) and the European Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms (ECHR). These include legally binding commitments to respect the religious or philosophical beliefs of parents and legal guardians in the education of children, and the right of religious communities to run their own theological training establishments; both manifestations are integral parts of the right to freedom of religion or belief.

Possible start to meeting international obligations?

If the state permits the re-opening of Halki Theological School, it would be the solitary exception to the current universal state monopoly. This might enable Turkey to begin to meet its international obligations in relation to allowing everyone to manifest freedom of religion or belief in teaching. But it would only be a beginning if the state abandons for everyone its monopoly on religious education of all kinds.

The Minister of Justice made a statement on 1 August that a democratisation package the government is considering includes the possibility of re-opening Halki. But it is not clear when this democratisation package will be adopted or what exactly will be in the package. Halki Seminary was closed in 1971, and long-standing government promises to consider allowing its re-opening have never led to re-opening (see eg. F18News 27 October 2009 http://www.forum18.org/archive.php?article_id=1368). The closure has had a major impact on the Greek Orthodox community, as it now has no educational institution to train clergy within Turkey.

The similar 1969 closure of the Armenian Apostolic Church’s theological college in Üsküdar has been far less publicised, but its continued closure also raises the issue of the right of communities to run their own theological training establishments.

Religious education in schools

An important related issue is the state’s monopoly over all religious education in all public and private schools. This means that only the state can provide religious education in middle and high schools. From the 2012-2013 school year onwards the government has implemented the provisions of its controversial 2012 Education Reform Law. Among many other changes which have caused controversy in Turkey, the Law introduced optional lessons in Islam, including the Koran, the Life of the Prophet Mohammed, and Basic Religious Knowledge (Islam). These lessons and their implementation raise a number of issues concerning human rights, in particular the right to freedom of religion or belief (see F18News 9 July 2013 http://www.forum18.org/archive.php?article_id=1855).

Positive obligation?

Firstly, the fact that the state has assumed that it has a positive obligation to introduce religion lessons in Islam, because the state has a monopoly over religious education, is problematic. In international law, positive obligations imply that the state should remove obstacles to the exercise of human rights – not that the state should create or reinforce such obstacles.

International law’s understanding of the state’s positive obligations would require Turkey to make legal changes to ensure respect for the freedom of religion or belief rights of parents, guardians, and children, as well as the right to run theological training establishments.

Optional?

Secondly, there are indications that the supposedly optional religion lessons have not been optional in reality in some cases. The experience of the compulsory RCKE classes indicates that even those entitled to exemptions from RCKE classes have found this very difficult to exercise (see F18News 23 August 2011 http://www.forum18.org/archive.php?article_id=1603). So it is not surprising that the greatest challenge related to the new optional Islam classes is ensuring that they really are optional.

Normally in Turkey, school students are given a form with a list of all optional lessons to chose from at the beginning of the school year. To gain enough credits to move up to the next school year, pupils must take some optional lessons. This means that a limited choice of optional lessons places great pressure on pupils to choose lessons they may not want to take. Some schools appear to have in effect denied parents and pupils the right to choose whether or not to choose the “optional” Islam lessons.

In some schools there are not enough teachers for all the optional lessons, such as art classes. This means that these schools only offer the lessons they have teachers for. As RCKE teachers can teach the optional Islamic lessons, this significantly increases the chances that the optional Islam classes will be offered instead of other optional classes.

For example, Dogan Bermek, the Chair of the Federation of Alevi Vakifs (Alevi Vakiflari Federasyonu), and Ali Kenanoglu, the Chair of the Hubyar Sultan Alevi Kültür Dernegi [Association] (HSAKD), both told Forum 18 on August 20 that many Alevi families have felt pressured by school administrations to chose the “optional” Islamic religion lessons – even though the families did not want to choose them. School administrations told the families that as there was a lack of teachers only the optional Islamic religion lessons – and no other optional lessons – could be offered.

Pupils from other smaller religious groups also face problems. For example, a Christian student in Diyarbakir had to take an optional Islamic religion course to gain the number of credits needed to move up a school year. She was already exempt from RCKE classes as she is a Christian. But the school did not allow her to take other optional lessons offered in other schools nearby. Her father, Ahmet Güvener, told Forum on 18 July that after he complained to the Ministry of Education, the teachers in his daughter’s school were instructed to provide some optional lessons just for his daughter, so that she can complete her credits.

For the 2013-2014 school year the Ministry of Education has sent a circular to schools instructing them to “not to make any choices in relation to which optional lessons will be offered in schools, and refrain from not offering any of the optional lessons.” It remains to be seen what impact this will have.

Kenanoglu of the HSAKD further commented that families fear that their children would face discrimination and harassment from teachers and other pupils if they do not choose the “optional” Islam lessons. Such discrimination is a common experience for pupils from smaller religious communities in Turkey (see F18News 23 August 2011 http://www.forum18.org/archive.php?article_id=1603).

The Alevi community has, backed by an ECtHr judgment, long been demanding that the compulsory RCKE lessons be changed (see F18News 23 August 2011 http://www.forum18.org/archive.php?article_id=1603). “Now we have also have to deal with these new mandatory optional religion lessons”, Kenanoglu commented. In meetings the HSAKD has asked the Ministry of Education for optional lessons on the Alevi faith to be taught by Alevi teachers. But the Ministry rejected this, claiming that as the Alevi faith is Islam and this is already covered in the compulsory RCKE lessons. The Ministry also claimed that the RCKE lessons address the Alevi tradition. Alevis dispute both these contentions.

To read the whole article click here.

_______________________________________________________________________________________________________________________________